
Instagram “Link in Bio” Söylentilerine Son Noktayı Koydu: Erişim Kısıtlaması Yok
Instagram CEO’su Adam Mosseri, platformda dolaşan yaygın bir söylentiye açıklık getirdi: “link in bio” (biyografideki bağlantı) ifadesini içeren gönderilerin erişiminin kısıtlandığı iddiası doğru değil. Bazı içerik oluşturucular, bu tür gönderilerin kullanıcıları platform dışına yönlendirmesi, dolandırıcılar tarafından kötüye kullanılması veya şüpheli bağlantılara yol açması nedeniyle algoritmik olarak cezalandırıldığını düşünüyordu. Ancak Mosseri, bu tür bir kısıtlamanın olmadığını ve kullanıcıların “link in bio” ifadesini istedikleri gibi kullanabileceklerini belirtti. Mosseri, bu ifadenin gönderi erişimini olumlu ya da olumsuz etkilemediğini vurguladı ve kendisinin de sıkça kullandığını ekledi. Bazı kullanıcıların bu ifadeyi içeren gönderilerde erişim düşüşü yaşaması, ifadenin kendisinden ziyade, gönderinin etkileşim düzeyinin düşük olması veya kullanıcıların bu terime karşı bir yorgunluk hissetmesi gibi başka nedenlere bağlanabilir.

LinkedIn B2B Pazarlamacıları İçin Marka Oluşturma İpuçları Paylaştı
LinkedIn’in son B2B Pazarlama Kıyaslama Raporu, işletmeden işletmeye (B2B) pazarlamacıların hedef kitleleriyle güven oluşturma ve marka kredibilitesini artırma stratejilerine odaklanıyor. 1.500 B2B pazarlama liderinin görüşlerini içeren rapor, güven oluşturmada en etkili formatın video içerik olduğunu ortaya koydu. Özellikle kısa biçimli videolar güveni ve bağlantıyı güçlendirmede başı çekerken, marka hikaye anlatımı ve müşteri referansları da önemli rol oynuyor. LinkedIn’in kendi verileri de bunu destekliyor; platformda video tüketimi yıldan yıla %36 artarken, kısa biçimli video oluşturma diğer gönderi formatlarının iki katı hızında büyüyor ve video gönderileri diğer içerik türlerine göre 20 kat daha fazla paylaşılıyor. Rapor ayrıca marka güvenini artırmak için içerik oluşturucu ortaklıklarının önemini vurguluyor ve bu tür işbirlikleri için dikkat edilmesi gereken noktaları özetliyor. LinkedIn, bu bulguları stratejilere dönüştürmek için de pratik ipuçları sunuyor.

Pinterest, Pin Pazarlama Çabalarını En Üst Düzeye Çıkarma İpuçları Paylaştı
Ekonomik belirsizliklere rağmen, Pinterest markaların özellikle tatil dönemi öncesinde pazarlama stratejilerini güçlendirmeleri için dört önemli ipucu sundu. Platform, bütçe kesintilerinin uzun vadede markalara zarar verebileceğini belirtiyor. İşte Pinterest’in önerileri:
- Farkındalık Kampanyalarını Sürdürün: Markanızın akılda kalıcılığını sağlamak kritik. Otantik hikaye anlatımına odaklanarak ve Premiere Spotlight video devralmaları gibi özelliklerle markanızın arama ve ana akışlarda görünürlüğünü koruyun. Erken alışveriş yapan tatilcileri yakalamak için farkındalığı sürdürmek anahtar.
- Yüksek Niyetli Alışveriş Yapanları Bulun: Pinterest kullanıcılarının, ekonomik dalgalanmalara rağmen uygulama içinde planlama ve alışveriş yapmaya devam ettiğini belirtiyor. Performans pazarlama çözümleri ve alışveriş formatlarını kullanarak harekete geçme olasılığı en yüksek kullanıcılara ulaşarak tıklama ve dönüşüm artışı sağlayabilirsiniz.
- Değeri ve Fırsatları Vurgulayın: Zor zamanlarda tüketiciler fırsat arayışında olur. Markalar, değişen bütçelere uygun ürün ve paketler sunarak tüketicilerin endişelerini anladıklarını göstermeli. Promosyon ve fırsat özelliklerini kullanarak özel fiyatları veya sınırlı süreli teklifleri öne çıkarın ve insanlara markanıza harcama yapmanın doğru karar olduğu hissini verin.
Performansı Artırmak İçin Yapay Zeka ve Otomasyon Kullanın: Pinterest, yapay zeka destekli Performance+ alışveriş promosyonlarını önemli bir fırsat olarak öne çıkarıyor. Bu araçlar, kampanya ayarlarınızı optimize ederek genişletilmiş hedefleme veya daha iyi reklam geliri (ROAS) elde etmenize yardımcı olur. Yapay zeka, büyük veri setlerini analiz ederek reklam kampanyalarının potansiyel yanıtlarını değerlendirmede ve optimizasyon önerileri sunmada oldukça etkilidir.

Elon Musk, Vine’ı Yapay Zeka Destekli Olarak Geri Getireceğini Duyurdu: Ne Anlama Geliyor?
Elon Musk, uzun süredir konuşulan Vine uygulamasını “yapay zeka (AI) formunda” geri getirme niyetini bir kez daha dile getirdi. Bu açıklama, Vine’ın ayrı bir uygulama olarak mı döneceği yoksa X (eski Twitter) içinde kısa video akışı şeklinde mi entegre edileceği sorularını akıllara getirdi. Ayrıca, AI unsurunun bir algoritmayı mı yoksa yapay zeka tarafından üretilen içerikleri mi ifade ettiği de belirsizliğini koruyor.
Musk’ın “her şey uygulaması” vizyonu göz önüne alındığında, Vine’ın ayrı bir uygulama olarak değil, X içinde altı saniyelik videoların yer aldığı bir besleme olarak geri dönmesi daha olası görünüyor. AI elementine gelince, bu büyük olasılıkla yapay zeka tarafından üretilen içerikleri ifade ediyor. Çünkü Musk daha önce xAI ekibinin “Imagine” adını verdiği yeni bir metinden videoya dönüştürme süreci üzerinde çalıştığını belirtmişti. Bu proje, X’in Mart ayında satın aldığı Hotshot adlı bir AI video projesi tarafından destekleniyor ve kullanıcıların “hızlıca yaratıcı viral videolar” oluşturmasını sağlayacak.
Tahminler, X’in bu yeni metinden videoya dönüştürme özelliğinin o kadar popüler olacağı yönünde ki, platformun tamamen yapay zeka tarafından üretilmiş kliplerle dolu yeni bir Vine tarzı akış oluşturabileceği düşünülüyor. Ancak, insanların rastgele yapay zeka tarafından üretilmiş videolardan oluşan bir akışı gerçekten isteyip istemediği ve bu içeriğin denetimiyle ilgili potansiyel sorunlar (özellikle X’in ifade özgürlüğü vurgusu göz önüne alındığında) belirsizliğini koruyor.

Snapchat, “Eve Güvenle Ulaştım” Uyarılarını Başlattı
Snapchat, kullanıcı güvenliğini artırmaya yönelik yeni bir özellik olan “Eve Güvenle Ulaştım” (Home Safe) uyarılarını kullanıma sundu. Bu özellik sayesinde Snapchat kullanıcıları, belirledikleri arkadaşlarının, eve güvenle ulaştıklarında otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayabiliyor. Özellikle gece geç saatlerde eve dönerken veya takip edildiği gibi endişeler taşıyan durumlarda ekstra bir güvenlik katmanı sunuyor. Kullanıcılar, konum ayarları üzerinden bu özelliği etkinleştirebiliyor ve Bitmoji’lerine dokunarak ev konumlarını belirleyebiliyorlar. Snapchat, bu özelliğin gizlilik odaklı geliştirildiğini ve yalnızca konumlarını zaten paylaştığınız arkadaşlara bildirim gönderileceğini belirtiyor. Varış bildirimi bir kerelik olarak gönderiliyor ve sonrasında otomatik olarak devre dışı kalıyor, böylece her eve gelişte bildirim gönderilmesi endişesi ortadan kalkıyor. Bu yenilik, hem kullanıcıların hem de arkadaşlarının içini rahatlatmayı amaçlayan basit ama etkili bir güvenlik önlemi olarak öne çıkıyor.

Google, Yapay Zeka Destekli Arama Sıralamasını Genişletiyor: AI Önizlemeler Yönlendirme Trafiğini Etkiliyor
Google, yapay zeka (AI) önizlemelerinin yönlendirme trafiğini azaltmaya devam etmesiyle, arama sonuçlarında (SERP) yapay zekaya dayalı yeni bir deneme yapıyor. Bu yeni özellik olan “Web Rehberi” (Web Guide), sorgunuzun farklı açılarından gelen sonuçları ayrı öğeler halinde gruplandırarak sayfada sunacak. Amaç, kullanıcıların ilgili sorulara daha kapsamlı bir genel bakış elde etmelerini kolaylaştırmak ve ek arama terimleri girmelerine gerek kalmadan farklı konuları keşfetmelerini sağlamak. Google’a göre, Web Rehberi, Gemini’nin özel bir sürümünü kullanarak arama sorgularını ve web içeriğini daha iyi anlayarak daha önce keşfedilmemiş web sayfalarını yüzeye çıkarmaya yardımcı oluyor.
Bu özellik, belirli aramalar için faydalı olabilirken, aynı zamanda web sitelerinin yönlendirme trafiği üzerinde de önemli bir etkiye sahip olabilir. Yakın zamanda yayınlanan bir Pew Araştırma raporu, AI özetlerinin gösterildiği kullanıcıların harici bağlantılara tıklama olasılığının önemli ölçüde azaldığını ortaya koydu. Bilgilerin doğrudan arama sonuç sayfasında sunulması, yönlendirme trafiği olasılığını yarı yarıya azaltıyor ve bu durum, özellikle belirli arama sorguları etrafında sayfalarını oluşturan birçok web sitesi için büyük bir etki yaratıyor.

Google, Ürün Keşfi ve Alışveriş Araçlarına Daha Fazla Yapay Zeka Entegre Ediyor
Google, online alışveriş deneyimini dönüştürmek amacıyla ürün keşfi ve alışveriş araçlarına yapay zeka destekli yeni özellikler ekliyor. Bu güncellemeler arasında, belirli giyim eşyaları için gelişmiş sanal deneme, satışları takip etmek için güncellenmiş fiyat takibi ve moda stilleri için metin tabanlı eşleştirme bulunuyor.
Gelişmiş sanal deneme aracı, Mayıs ayında Search Labs katılımcıları için tanıtılan ve kendi selfie’nizi giysi deneme modeli olarak kullanmanıza olanak tanıyan özelliğin artık ABD’deki genel kullanıcılara sunulmasıyla genişletildi. Kullanıcılar, herhangi bir ürün listesine veya Google Görseller’deki bir giyim ürünü sonucuna dokunarak “dene” simgesine tıklayıp tam boy fotoğraflarını yükleyerek kıyafetlerin üzerlerinde nasıl durduğunu anında görebilecekler. Bu özellik, online alışverişin mağaza içi deneyime daha çok yaklaşmasını sağlayabilir.
Google ayrıca, yükseltilmiş fiyat uyarılarıyla ilgili fiyat düşüşlerini takip etmeyi kolaylaştırıyor. ABD’deki alışveriş yapanlar artık bir ürün için fiyat takibi ayarlarken tercih ettikleri beden, renk ve ödemek istedikleri fiyatı belirtebilecekler. Google’ın Alışveriş Grafiği, web genelindeki ürün ve fiyat bilgilerini içerdiğinden, belirlenen kriterlere uyan bir teklif olduğunda kullanıcılara bildirim gönderecek.
Son olarak, Google metin açıklamalarına dayalı ürün uyarıları ve arama özelliğini de kullanıma sunuyor. Bu güncellenmiş yapay zeka destekli açıklamalar, konuşma tabanlı sorgulara göre ilgili ürün eşleşmelerini bulmaya yardımcı olacak ve böylece kullanıcıların tercihlerine en uygun eşleşmeleri bulmaları için ek bir yol sunacak. Bu yeni özellikler, özellikle indirim sezonu yaklaşırken alışveriş yapanlar için oldukça faydalı olabilir ve şimdilik ABD’deki Google Alışveriş kullanıcılarına sunuluyor.

YouTube Shorts’a Daha Fazla Üretken Yapay Zeka Özelliği Ekliyor
YouTube, kısa video platformu Shorts‘a daha fazla üretken yapay zeka (AI) özelliği entegre ederek içerik oluşturmayı kolaylaştırıyor ve çeşitlendiriyor. Bu yenilikler, Google’ın en yeni Veo görüntü animasyon ve dönüştürme araçlarını Shorts sürecine dahil ediyor.
Başlıca yeni özelliklerden biri, fotoğrafları animasyonlu videolara dönüştürebilen “Fotoğraftan Videoya” (Photo to video) aracı. Kullanıcılar kamera rulosundan bir fotoğraf seçip yaratıcı bir öneriyle anılarını videoya dönüştürebilecekler. Bu özellik, halihazırda birçok AI aracıyla popüler hale gelmiş bir kullanım durumu.
Ayrıca YouTube, çizimleri hareketlendirme veya durağan görüntüleri alternatif ayarlara dönüştürme seçeneği de ekliyor. Bu sayede eskizler ve karalamalar kolayca canlandırılabilecek.
YouTube, çeşitli yeni yapay zeka deneyimlerinin test edilebileceği bir alan olan “AI Playground”‘u da kullanıma sunuyor. Bu alan, en son üretken yapay zeka oluşturma araçlarını, ilham verici örnekleri ve hazır istemleri içeriyor. AI Playground, ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki herkes için erişilebilir durumda.
Tüm bu görüntüden videoya dönüştürme ve üretken efektler şu anda Veo 2 tarafından destekleniyor, ancak kısa süre içinde Veo 3‘e yükseltilecek ve daha hızlı yanıt verecek hale gelecekler. YouTube ayrıca, tüm üretken yapay zeka özelliklerinin SynthID filigranları kullanacağını ve yapay zeka tarafından oluşturulduğunu açıkça belirteceğini vurguladı. Bu yeni özellikler, önümüzdeki hafta içinde belirli bölgelerde kullanıma sunulacak ve Shorts kamerasının “Efektler” bölümünde yer alacak.

Facebook’ta Kısa Video Reklamlar Daha Fazla Tekrar Oynatma Kazanıyor
Facebook’ta 30 saniye veya daha kısa süreli video reklamlar, belirli koşullar altında daha fazla otomatik tekrar oynatma (loop) imkanı sunuyor. Meta’nın açıklamasına göre, bu tür reklamlar yaklaşık 90 saniye boyunca döngüsel olarak tekrar oynatılıyor. Bu durum, reklamın süresi ne kadar kısaysa, aynı 90 saniyelik zaman dilimi içinde o kadar çok tekrar edeceği anlamına geliyor. Örneğin, 16 saniyelik bir video reklamı 96 saniye boyunca 6 kez döngü yapabilirken, 30 saniyelik bir reklam aynı sürede 3 kez tekrar oynatılıyor.
Bu özellik, kullanıcı reklamı atlamadığı veya kaydırmadığı sürece geçerli. Bazı durumlarda, daha kısa reklamlar markanın mesajını 90 saniyelik çerçeve içinde daha sık tekrarlayarak marka bilinci açısından fayda sağlayabilir. Ancak bu durum, reklamın niteliğine göre bir “sıkıcılık faktörü” de oluşturabilir. Meta, bazı durumlarda video döngü sayısının daha iyi sonuçlar elde etmek için dinamik olarak ayarlanabileceğini ve 90 saniyeden az veya 180 saniyeye kadar sürebileceğini belirtiyor. Öte yandan, 30 saniyeden uzun videolar Facebook’ta döngü yapmıyor; video bittikten sonra bir oynatma düğmesiyle küçük resim beliriyor. Instagram’da ise tüm uzunluktaki videolar ekranda görüldüğü sürece sürekli döngü yapıyor. Bu durum, Facebook reklam stratejileri için küçük ama ilginç bir detay olarak öne çıkıyor.

Instagram Gönderiler İçin Otomatik Kaydırma Seçeneğini Test Ediyor
Instagram, bazı kullanıcılarıyla birlikte gönderiler için yeni bir otomatik kaydırma seçeneğini test ediyor. Bu özellik, ana akıştaki gönderileri manuel olarak kaydırmak zorunda kalmadan otomatik olarak ilerlemesini sağlayarak içeriği tüketmeyi kolaylaştırmayı amaçlıyor. Şu anda Reels için otomatik kaydırma zaten mevcutken, bu yeni test ana Instagram akışına odaklanıyor.
Özelliğin, dişçi randevusu gibi ekranı kullanamadığınız durumlarda veya algoritmanın ilgi alanlarınıza gerçekten uygun içerikler sunması durumunda faydalı olabileceği düşünülüyor. Ancak, zaten “bilinçsiz kaydırma”nın bir sorun olduğu göz önüne alındığında, bu özelliğin “daha da bilinçsiz ve hareketsiz kaydırma”ya yol açarak kullanıcıların ekran başında geçirdikleri süreyi artırma potansiyeli endişeleri de beraberinde getiriyor. TikTok ve YouTube gibi diğer platformlarda da benzer otomatik kaydırma seçenekleri bulunuyor ve buralarda popüler olduğu biliniyor. Instagram’ın da bu trendi takip ettiği görülüyor, ancak bunun gereksiz bir adım olup olmadığı tartışılıyor. Özelliğin yakında tüm kullanıcılara sunulması bekleniyor.

Instagram, Carousel Gönderilerdeki Tekil Kareler İçin Beğeni Sayılarını Test Ediyor
Instagram, platformdaki gönderi analizlerine yeni bir eklemeyi test ediyor: dönen (carousel) gönderilerdeki her bir kare için beğeni sayılarını gösterme özelliği. Lindsey Gamble tarafından bildirilen bu yenilik, beğeni verildiği anda ekranda olan karenin beğeniyi almasını sağlıyor ve bu sayede içeriğinizin hangi bölümünün kitlenizde en çok ilgi uyandırdığına dair daha fazla içgörü sunabiliyor.
Örneğin, Adina Jipa’nın paylaştığı örnekte görüldüğü gibi, her bir görseldeki sayaç, o belirli karenin popülerliğine dair teorik bir gösterge sunuyor. Bu tam anlamıyla kesin bir bilim olmasa da (bir beğeni tüm koleksiyona yönelik olabilir), dönen gönderi içindeki tek bir karede belirgin şekilde yüksek bir beğeni sayısı, o karenin daha popüler ve ilgi çekici olduğunu gösterebilir. Özellikle ilk karedeki yüksek beğeni sayısı genel bir beğeni olma ihtimali yüksekken, daha sonraki karelerdeki yüksek sayılar daha anlamlı veriler sunabilir. Bu veriler, içerik stratejinizi bilgilendirmede yardımcı olabilir.
Instagram’ın Ekim ayında belirttiği gibi, dönen gönderiler uygulamanızdaki erişiminizi artırmaya yardımcı olabilir. Instagram CEO’su Adam Mosseri’ye göre, dönen gönderilerdeki birden fazla medya parçasının daha fazla etkileşim sağlaması ve bir kullanıcının kaydırmaması durumunda gönderiye ikinci bir şans verilerek otomatik olarak bir sonraki medyaya geçilmesi bu durumun temel nedenleridir. Bu yeni kare bazlı beğeni içgörüsünün, dönen gönderilerinizin performansını daha da artırmanıza yardımcı olabileceği düşünülüyor.

X, Metni Videoya Dönüştüren Yeni Yapay Zeka Özelliği ve AI Asistanlarını Kullanıma Sunmayı Planlıyor.
X (eski adıyla Twitter), içerik oluşturma ve sanal arkadaşlık alanında önemli yapay zeka (AI) yenilikleri duyurdu. Platform, Mart ayında satın aldığı metinden videoya dönüştürme aracı Hotshot‘ı, Elon Musk’ın “hızlı ve yaratıcı viral videolar yapma” yeteneği sunacağını belirttiği “Imagine” adında bir özellikle entegre etmeye hazırlanıyor. Imagine, Hotshot’ın işlevselliğini xAI’nin Grok motoruyla birleştirerek kullanıcılara metin tabanlı video oluşturma imkanı sunacak. Bu, X’in Google’ın Veo modeli gibi viral trendler yaratabilen benzer kapasitelere sahip olmasını sağlayacak. Musk, kullanıcıların fikirlerini görselleştirmesi için yeni yollar açacağını belirtirken, potansiyel kötüye kullanımlar konusunda da endişeler dile getiriliyor.
Bunun yanı sıra X, sanal arkadaşlık deneyimini genişleterek yeni bir erkek yapay zeka arkadaşı olan “Valentine”ı tanıttı. Daha önce anime esintili “Ani” ve “Rudy” adlı bir kırmızı panda AI arkadaşı sunan X’in bu yeni karakteri, Elon Musk tarafından “Alacakaranlık’tan Edward Cullen ve Grinin Elli Tonu’ndan Christian Grey’in bir kombinasyonu” olarak tanımlanıyor. Valentine’ın kullanıcılara sanal arkadaşlık ve hatta “NSFW” (iş yerinde izlenmeye uygun olmayan) etkileşimler sunacağı belirtiliyor. Bu durum, bazı çevrelerde potansiyel etik sorunlar yaratabileceği ve sanal ilişkilerin sınırlarını zorlayabileceği konusunda tartışmalara yol açıyor. X, bu AI arkadaşlarının önemli bir pazar olduğunu düşünerek gelecekte daha fazla arkadaş türü sunmayı planlıyor.

LinkedIn’den Akış Algoritması, Hashtag Kullanımı ve Yapay Zeka İşlevleri Hakkında Güncellemeler
LinkedIn, son dönemdeki üç önemli konuda açıklama yaptı: akış algoritmasındaki değişiklikler, hashtag kullanımına dair rehberlik ve yapay zeka (AI) işlevlerinin geleceği.
İlk olarak, platform son haftalarda kullanıcıların akışlarında çok sayıda eski gönderi görmesine neden olan bir algoritma değişikliğini geri çektiğini duyurdu. LinkedIn, bu testin “ilgili içerik ile güncel içerik arasında doğru dengeyi bulma” amacı taşıdığını belirtse de, kullanıcı şikayetleri üzerine bu değişikliğin geçici olduğunu ve akışların normale döneceğini ifade etti.
İkincisi, hashtag kullanımı konusunda LinkedIn, metin algılama ve eşleştirme modellerinin geliştiğini, bu sayede gönderilerin içeriğini daha iyi anladıklarını belirtti. Bu durum, hashtag kullanımının eskisi kadar kritik olmayabileceği anlamına geliyor. Ürün sorumlusu Rishi Jobanputra, hashtag’lerin belirli trendleri veya konuları arayanlar için hala faydalı olabileceğini, ancak genel olarak LinkedIn’in otomatik tanıma yeteneklerinin yeterli olduğunu söyledi. Hatta LinkedIn’in hashtag tabanlı akışları kaldırmayı düşündüğü de belirtildi, çünkü kullanıcılar bunları pek kullanmıyor.
Son olarak, LinkedIn CEO’su Ryan Roslansky, gelecekteki yapay zeka planlarına değindi. LinkedIn’in özgeçmiş hazırlamaya yardımcı olacak sesli AI mülakatçı ve CEO’lara zor sorularla mülakat provası yaptıracak bir AI koçluk aracı gibi yeni AI araçlarını araştırdığını belirtti. Ancak Roslansky, LinkedIn’in mevcut AI destekli gönderi oluşturma özelliğinin beklenen ilgiyi görmediğini de ekledi. Kullanıcıların “profesyonel kimliklerinin” özgünlüğüne önem verdiği ve AI tarafından oluşturulan içeriklerin platformda “fark edildiği” vurgulandı. Bu durum, LinkedIn’in yapay zeka “slojunu” (AI slop) önleme umudu taşıdığını düşündürüyor.

Instagram, İşletme Kullanıcıları İçin DM Çeviri ve Planlama Özelliklerini Tanıtıyor
Instagram, işletme kullanıcılarına yönelik olarak DM (Doğrudan Mesaj) çeviri ve planlama araçlarının erişimini genişletti. Bu özellikler yeni olmamakla birlikte, Instagram artık bunları işletme etkileşimi için yeni fırsatlar olarak aktif bir şekilde tanıtıyor.
DM çeviri özelliği, işletmelerin DMs’lerini 99 farklı dile çevirmesine olanak tanıyor. Bu, mesajı basılı tutarak ve “Çevir” seçeneğini seçerek yapılabiliyor; çevrilen metin orijinal mesajın altında görünüyor. Kullanıcılar ayrıca, DMs’lerinin otomatik olarak kendi ana dillerine çevrilmesi için bir dil tercihi belirleyebiliyor. Bu, sınır ötesi iletişimi geliştirerek işletmeler için yeni küresel fırsatlar yaratabilir.
İkinci olarak, Instagram daha fazla işletme kullanıcısına planlanmış DM’ler gönderme imkanı sunuyor. Bu özellik sayesinde mesajlar, alıcıların yerel saat dilimine göre en uygun zamanda gönderilmek üzere ayarlanabiliyor. Bir mesajı planlamak için, mesajı yazdıktan sonra “Gönder” düğmesini basılı tutarak tarih ve saati seçmek yeterli. Bu araç, acil yanıt gerektirmeyen durumlar veya belirli saatlerde gönderilmesi gereken duyurular için faydalı olabilir, böylece işletmelerin hedef kitleleriyle daha stratejik bir şekilde bağlantı kurmasına yardımcı olur. Instagram, bu özelliklerin işletme kullanıcıları için değerli iletişim araçları olduğunu vurguluyor.

Araştırmalar Snapchat’in E-ticaret Markaları İçin Daha İyi Sonuçlar Verdiğini Gösteriyor
Snapchat, e-ticaret markalarının uygulamadaki performansına dair yeni veriler paylaştı. Yakın zamanda Triple Whale’e yaptırılan ve 20.000 e-ticaret reklamvereninin 3 milyar dolarlık kümülatif reklam harcamasını inceleyen bir çalışma, Snapchat reklamlarının online perakendeciler için önemli avantajlar sunduğunu ortaya koydu. Araştırma, Snapchat’in genel harcama payı açısından daha küçük bir platform olmasına rağmen, reklam harcamasının geri dönüşünde (ROAS) %7,5’lik bir artış sağladığını ve çoğu platformun bu oranda düşüş yaşadığını gösterdi. Ayrıca, Snapchat’in incelenen tüm platformlar arasında en düşük edinme başına maliyete (CPA) sahip olduğu belirlendi.
Veriler, özellikle giyim reklamverenlerinin platformlar arasında en yüksek ROAS’ı elde ettiğini ve görsel hikaye anlatımının Snapchat etkileşiminin temel itici gücü olduğunu gösterdi. Genişletilmiş Snap verileri, Snapchat kullanıcılarının %77’sinin görsel aramanın giyim eşyalarını daha hızlı ve kolay bulmaya yardımcı olduğunu belirttiğini (Snapchat kullanmayanlarda bu oran %50) ve %80’inden fazlasının sosyal medyanın en son moda trendlerini takip etmek için birincil yol olduğunu ifade ettiğini ortaya koydu. Bu bulgular, özellikle genç kitlelere ulaşmak isteyen e-ticaret ve moda markaları için Snapchat promosyonlarının pazarlama stratejilerine dahil edilmesinin önemini vurguluyor.

TikTok, Söz Yazarlarını Vurgulamak İçin Yeni Özellikler Ekliyor
TikTok, müziğe yaptığı katkıları genişletme hedefiyle söz yazarlarının eserlerini daha fazla öne çıkaracak yeni özellikler ekledi. Artık söz yazarları, platform içinde doğrudan tanınırlık kazanacak ve kullanıcılar, söz yazarlarının profilinde oluşturdukları şarkıları ayrı bir sekmede keşfedebilecekler. Bu yenilik, sadece şarkıcıların değil, söz yazarlarının da kendi hayran kitlesini oluşturmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.
TikTok, bu yeni özelliklerin, söz yazarlarından gelen geri bildirimler doğrultusunda geliştirildiğini belirtti. Amaç, söz yazarlarının görünürlüğünü artırmanın yanı sıra, keşfedilme ve para kazanma fırsatlarını da genişletmek. TikTok, müziğin keşfedilmesi için önemli bir platform haline geldi; 2024’te Billboard 200 listesine giren şarkıların %84’ünün ilk olarak TikTok’ta dikkat çektiği bildirildi. ABD’deki TikTok kullanıcıları, platformda müzik keşfetme ve paylaşma konusunda %74 daha yatkın. Bu durum, plak şirketlerinin ve sanatçıların TikTok trendlerine bağımlılığını artırıyor. Bu yeni eklemeler, daha fazla yaratıcının TikTok ekosistemine katılmasını ve tanıtım için uygulamaya güvenmesini teşvik edecek önemli bir adım olarak görülüyor.

Meta’nın Video Düzenleme Uygulaması Edits’e Yeni Güncellemeler Geliyor: Gelişmiş Müzik Keşfi ve Ana Kare Düzenleme
Meta’nın video düzenleme uygulaması Edits, içerik oluşturucuların videolarını daha fazla kişiselleştirmelerine ve optimize etmelerine yardımcı olacak üç yeni özellik kazandı.
İlk olarak, Edits’e yeni bir telifsiz müzik keşif seçeneği eklendi. Bu sayede kullanıcılar, videolarına ekleyebilecekleri ve para kazanma potansiyelini kaybetmeyecekleri müzikleri daha kolay bulabilecekler. Uygulamadaki mevcut müzik keşfetme bölümüne “Telifsiz” (Royalty free) adında yeni bir sekme eklenerek lisans gerektirmeyen parçalar arasından seçim yapılabilecek. Bu özellik, ticari müzik kullanmadan gönderilerini tanıtmak isteyen yaratıcılar için önemli bir kolaylık sağlayacak.
İkinci olarak, Edits daha hassas düzenlemeler için yeni bir ana kare düzenleme (keyframe editing) özelliği ekledi. Bu güncellenmiş ekran, çıkartmaları, metinleri ve kesmeleri daha doğru bir şekilde uygulamayı kolaylaştıracak ve böylece düzenleme sürecinde daha fazla yaratıcı seçenek sunacak. Ana kare düzenleme özelliği geçen ay eklenmişti ve video oynatmadaki belirli öğeler üzerinde daha fazla kontrol sağlıyordu. Güncellenmiş ana kare düzenleme seçenekleri şu an için sadece iOS’ta kullanıma sunuluyor.
Son olarak, Edits’e 10 yeni ses efekti eklendi. Bu yeni seçenekler, kullanıcıların kendilerini hayalet, robot gibi farklı seslerde duyurmasına olanak tanıyarak video klipleri için daha fazla yaratıcı imkan sunuyor.
Meta’nın Edits uygulamasına haftalık olarak özellik güncellemeleri getirmesi, şirket lansmanda verdiği sözü tuttuğunu gösteriyor. Video içeriğin hem Facebook hem de Instagram’da en iyi performansı gösteren içerik türü olması nedeniyle, Meta’nın daha fazla video paylaşımını teşvik etmesi mantıklı. Edits, artan yaratıcı seçenek yelpazesiyle bu konuda önemli bir rol oynayacak ve daha fazla kişinin ilgi çekici video içeriği oluşturmasına yardımcı olacak. Bu güncellemeler Edits uygulamasının en son sürümünde mevcut.

X, Gönderi Ekran Görüntülerine Marka İşaretleri Eklemeyi Planlıyor
X (eski adıyla Twitter), platformdaki gönderilerin ekran görüntülerine “X.com” filigranları eklemeyi test ediyor. Bu hamle, X markasının görünürlüğünü artırmayı hedefliyor, zira birçok X gönderisi başka uygulamalarda yeniden paylaşıldığında önemli ilgi görüyor ancak bu trafik X’e geri dönmüyor. iOS uygulamasında çekilen ekran görüntülerine eklenecek bu filigranlar, X’i çeşitli viral güncellemelerin kaynağı olarak tanıtmayı amaçlıyor.
Twitter’ın 2015’te yayınladığı bir grafik, tweet’lerin kayıtlı kullanıcı sayısının iki katına kadar erişebildiğini göstermişti; bu da ekran görüntüleri aracılığıyla paylaşılan içeriklerin marka bilinirliği için potansiyelini vurguluyor. Elon Musk’ın “her şey uygulaması” vizyonu doğrultusunda Twitter markasının X olarak yeniden adlandırılması, bazı tartışmalara yol açsa da, bu yeni marka işaretleri, X’in küresel görünürlüğünü artırmak için önemli bir adım olabilir. Özelliğin ne zaman yayınlanacağına dair kesin bir bilgi bulunmasa da, X’in bu ekran görüntüsü markalama seçeneğinin geliştirilmesinde son aşamalarda olduğu belirtiliyor.

TikTok’un Uygulama İçi Alışveriş Hamlesi Zorluklarla Karşı Karşıya
TikTok’un küresel bir e-ticaret gücü olma hedefi, platformun uygulama içi alışveriş seçeneklerinin Endonezya’da bile önemli bir başarı elde etmekte zorlanmasıyla yeni engellerle karşılaştı. Geçen yıl yerel düzenlemelere uymak amacıyla Endonezyalı online perakende sağlayıcısı Tokopedia’yı 840 milyon dolara satın almasına rağmen, TikTok’un umduğu sonuçlar alınamadı.
Rest of World raporuna göre, TikTok’un Tokopedia satıcılarını TikTok benzeri, daha dinamik içerikler üretmeye zorlaması, statik ürün fotoğraflarına alışkın olan satıcılar arasında rahatsızlık yarattı. Satıcılar ayrıca daha düşük site ziyaretleri, yüksek ücretler ve reklam maliyetleri bildirdi, bu da çoğunun başka ticaret platformlarına yönelmesine neden oldu. Bu durum, TikTok’un Endonezya’daki online alışveriş varlığını geriletmiş gibi görünüyor.
Batılı bölgelerde ise tüketiciler, alışveriş faaliyetlerini sosyal veya eğlence uygulamalarından ayrı tutmayı tercih ettikleri için TikTok’un alışveriş hamlesi zaten aynı başarıyı gösterememişti. Çin’deki WeChat ve Douyin gibi platformların tek bir uygulamada bu kadar çok işlev sunarak başarılı olması, Batı’daki kullanıcı alışkanlıklarından farklılık gösteriyor.
TikTok’un küresel satışları yavaş da olsa yükselişte: Geçen ay açıklanan verilere göre, satıcı topluluğu 750’den fazla kategoriye genişledi ve 70 milyondan fazla ürün sunuluyor. 2025’te ABD’de TikTok Shop satışları bir önceki yıla göre %120 arttı. Ancak bu büyüme, uygulamanın Çin versiyonu Douyin’in 2024’teki 490 milyar dolarlık brüt satış hacmiyle (GMV) karşılaştırıldığında, diğer tüm pazarlardaki TikTok’un 33 milyar dolarlık GMV’sinin çok ötesinde. Bu rakamlar, TikTok’un alışveriş hedeflerindeki potansiyeli ve aynı zamanda karşılaştığı zorlukları açıkça ortaya koyuyor. TikTok’un online alışveriş seçeneklerini geliştirmeye devam etmesi muhtemel görünüyor.
YouTube, “Hype” Yaratıcı Destek Programını Genişletiyor ve Yaz Temalı Çıkartmalar Ekliyor
YouTube, yeni ve gelişmekte olan kanalları desteklemeyi amaçlayan “Hype” yaratıcı destek programının erişimini genişletiyor. Bu özellik sayesinde izleyiciler, beğendikleri videolara “Hype puanları” atayarak içeriklerin daha fazla kişiye ulaşmasına yardımcı oluyor. Hype puanları, özellikle küçük içerik oluşturuculara bonus puanlar vererek rekabeti dengelemeyi ve onların daha fazla keşfedilmesini sağlamayı hedefliyor. Programın Brezilya, Tayvan ve Türkiye’deki beta testlerinden sonra, Hindistan, Endonezya, Meksika ve seçili AB pazarları dahil olmak üzere 19 yeni bölgeye genişletildiği duyuruldu. Hype özelliği, yalnızca son 7 günde yüklenen herkese açık uzun biçimli videolar için geçerli ve izleyiciler haftada üç kez ücretsiz olarak Hype puanı verebiliyor.
Bunun yanı sıra YouTube, canlı yayınlar sırasında izleyicilerin kullanabileceği yeni yaz temalı animasyonlu hediyeler sunmaya başladı. Bu sınırlı süreli hediyeler arasında ördek yavrusu, ada, şekerleme, kumdan kale ve karpuz bulunuyor. Bu hediyeler, özellikle ABD’deki yaratıcılar ve izleyiciler için sunuluyor ve canlı yayınları daha etkileşimli hale getirerek yaratıcılara ek gelir sağlama potansiyeli sunuyor.
Son olarak, YouTube “Trendler” (Trending) sayfasında önemli değişiklikler yapıyor. On yıl önce başlatılan “Trendler” ve “Şimdi Trend Olanlar” listeleri kaldırılıyor. YouTube, bu kararın, trendlerin artık tek bir viral video yerine mikro trendlere ve farklı fandomlara kayması nedeniyle alındığını belirtiyor. Bunun yerine, YouTube “Grafikler” (Charts) sayfasında kategoriye özel listelere odaklanacak. Halihazırda müzik videoları, podcast’ler ve film fragmanları için grafikler bulunurken, zamanla daha fazla içerik kategorisi eklenecek. YouTube, gelecekte Hype ve “Yükselen İçerik Oluşturucular” (Creators on the Rise) gibi özelliklere yatırım yaparak yaratıcıların keşfedilmesi için daha etkili yollar sunmayı amaçlıyor. İçerik oluşturucular, kanalları ve hedef kitleleri için ilgili trendleri anlamak amacıyla YouTube Studio’daki “İlham” sekmesini kullanabilecekler.

Facebook Metin Gönderileri İçin Müzik Özelliği Ekliyor
Facebook, kullanıcıların metin gönderilerine müzik eklemesine ve belirli sanatçılar için yeni temalı arka planlar kullanmasına olanak tanıyan yeni bir müzik paylaşım seçeneğini kullanıma sundu. Bu yeni özellikle birlikte, Facebook bağlantılarınız gönderinizi görüntülerken hemen şarkıyı dinleyebilecek.
Facebook, müziğin insanları bir araya getiren bir unsur olduğunu ve platformun başından beri kullanıcıların ilgi alanlarını sergileme ve arkadaşlarıyla bağlantı kurma üzerine kurulu olduğunu belirtiyor. Bu yeni özelliğin, kullanıcıların kendilerini ifade etmeleri ve daha eğlenceli, ilgi çekici içerikler oluşturmaları için daha fazla yol sunmayı amaçladığı ifade ediliyor. Ses ayarları açık olan kullanıcılar için gönderilerdeki müzik otomatik olarak çalacak.
Bu adım, sosyal medya tarihinde MySpace’in profil müziği özelliğini anımsatıyor ve Facebook’un yıllardır müzik entegrasyonu denemelerinin bir devamı niteliğinde. Daha önce profil şarkıları ve yorumlardaki müzik gibi özellikler denenmiş, ancak kalıcı olmamıştı. Ancak diğer uygulamalarda müziğin yüksek etkileşimi göz önüne alındığında, Facebook’un şarkıları doğrudan platforma entegre etme çabaları devam ediyor. Ayrıca, Facebook’un müzisyenleri daha fazla öne çıkarmak ve bu gönderiler için daha alakalı müzik önerileri sunmak amacıyla öneri algoritmalarını da iyileştirmesi bekleniyor. Bu yeni özelliğin büyük bir etki yaratıp yaratmayacağı henüz belirsiz olsa da, Facebook’un müzik tabanlı işlevsellikleri test etmeye devam ettiği görülüyor.

Facebook, Orijinal Olmayan İçeriklerin Erişimini Kısıtlıyor
Facebook, orijinal içerik üreticilerini desteklemek amacıyla “orijinal olmayan” içeriklerin erişimini azaltacak yeni bir algoritma güncellemesi duyurdu. Bu hamle, içerik hırsızlığının önüne geçerek yaratıcıları kendi eserleri üzerinden daha fazla etkileşim ve gelir elde etmeleri konusunda teşvik etmeyi amaçlıyor.
Facebook’a göre “orijinal olmayan içerik”, başka bir içerik oluşturucunun materyalini tekrar tekrar, izin almadan veya anlamlı geliştirmeler yapmadan yeniden kullanmak veya uyarlamak anlamına geliyor. Yorum eklenen, tepki videosu şeklinde yeniden paylaşılan veya benzersiz bir bakış açısı eklenerek bir trende katılan içerikler bu kapsamın dışında tutulacak. Ancak, başka bir içerik oluşturucunun içeriğini kelimesi kelimesine veya kare kare kopyalayan materyaller cezalandırılacak.
Tekrar eden bir şekilde başkalarının videolarını, fotoğraflarını veya metin gönderilerini uygunsuz bir şekilde kullandığı tespit edilen hesaplar, Facebook’un para kazanma programlarına erişimini kaybedecek ve paylaştıkları tüm içeriklerin dağıtımı kısıtlanacak. Ayrıca, sistemler yinelenen videoları tespit ettiğinde, orijinal içerik oluşturucularının hak ettikleri görünürlüğü alabilmeleri için kopyaların dağıtımını azaltacak. Facebook, izleyicileri orijinal içeriğe yönlendiren bağlantılar ekleyerek doğru atıfta bulunma yollarını da araştırıyor.
Bu güncelleme, YouTube’un “toplu üretilen ve orijinal olmayan” içeriklere karşı benzer algoritma değişikliklerini yansıtıyor ve AI tarafından oluşturulan kopyalar gibi yeni taktikleri de hedef alıyor. Bu hamle, taklitçilerin içerik oluşturucuların çalışmalarını kopyalamasını ve dolandırıcılık amaçlı profiller oluşturmak için etkileşimi çalmasını engellemeyi amaçlıyor. Geçen yıl Instagram’ın da topluluk hesaplarını önerilerden kaldırması ve yeniden paylaşımların yerine orijinal içeriği teşvik etmesiyle birlikte, bu yeni algoritma önlemleri, orijinal içerik üreticilerinin emeklerinin karşılığını almasını sağlamayı hedefliyor.

YouTube, Studio’da Video Başlığı Test Seçeneği Ekliyor
YouTube, içerik oluşturucuların videolarının performansını optimize etmelerine yardımcı olacak yeni bir özellikle karşımızda: YouTube Studio’daki “Test Et ve Karşılaştır” (Test and Compare) aracına artık video başlığı test etme özelliği ekleniyor. Daha önce küçük bir yaratıcı yüzdesine sunulan küçük resim (thumbnail) A/B testinin bir sonraki aşaması olarak, bu yeni özellik artık başlıkları da kapsayacak.
Bu sayede içerik oluşturucuları, videolarını tam olarak yayınlamadan önce farklı başlık varyasyonlarını deneyebilecek ve en çok dikkat çeken, etkileşim sağlayan başlığı belirleyebilecekler. YouTube, test ettiği farklı başlık ve küçük resim kombinasyonlarını izleyicilere gösterecek ve izlenme süresi paylaşımına (watch time share) göre en iyi performansı gösteren kombinasyonu otomatik olarak seçecek. Bu, içerik oluşturuculara içerik yaklaşımları hakkında daha fazla veri destekli geri bildirim sağlayarak, videolarının maksimum etki yaratmasını sağlamalarına yardımcı olacak değerli bir eklenti. Küçük resim A/B testi özelliği ilk olarak Haziran 2023’te duyurulmuş ve geçen yıl seçili içerik oluşturucularla test edilmişti. Başlık testinin de eklenmesiyle YouTube, içerik optimizasyonu için daha kapsamlı bir araç seti sunmuş oluyor.

TikTok, Uygulama İçi Gönderi Planlama Seçeneğini Sundu
TikTok, içerik oluşturucular için içeriklerini planlamayı ve yönetmeyi daha da kolaylaştırmak amacıyla, gönderi oluşturma ekranına doğrudan gönderi planlama seçeneği ekledi. Bu yeni özellik sayesinde kullanıcılar, videolarını uygulamadan çıkmadan belirli bir tarih ve saatte yayınlanacak şekilde ayarlayabiliyorlar.
Daha önce TikTok, TikTok Studio yönetim aracı ve web tabanlı video planlayıcısı gibi farklı planlama seçenekleri sunuyordu. Ancak, bu yeni uygulama içi entegrasyon, özellikle mobil cihazlardan içerik üretenler için büyük bir kolaylık sağlayacak. Artık içerik oluşturucular, gönderilerini hazırlarken doğrudan planlama seçeneğini seçerek belirli bir zaman diliminde otomatik olarak yayınlanmasını sağlayabilirler.
Bu özellik, içerik oluşturuculara, hedef kitlelerinin en aktif olduğu zamanlarda gönderi paylaşarak erişimlerini ve etkileşimlerini optimize etme imkanı sunuyor. TikTok’un algoritması içeriği en aktif kullanıcılara sunsa da, planlama seçeneği içerik oluşturucuların kendi yayın stratejilerini daha iyi kontrol etmelerini sağlıyor. İçerik oluşturucuları, TikTok Studio analitiklerini kullanarak hedef kitlelerinin en aktif olduğu zamanları belirleyebilir ve bu bilgiyi yeni planlama özelliğiyle birleştirerek içerik stratejilerini güçlendirebilirler. Bu, küçük ama potansiyel olarak değerli bir güncelleme olarak öne çıkıyor.

Instagram Gönderilerinin Google’da Endekslenmesi Hakkında Açıklama
Son zamanlarda bazı sosyal medya kullanıcıları arasında, Instagram içeriklerinin arama motorları tarafından endekslenmesine ilişkin bir bildirimle ilgili geniş çaplı bir tartışma yaşandı. Bu bildirimin Instagram içeriklerinin keşfedilme biçiminde büyük bir değişiklik olduğu düşünülse de, aslında çoğu bölge için durum böyle değil.
Instagram’ın Yardım Merkezi belgelerine göre, platform genellikle Google ve Microsoft Bing gibi arama motorlarından hikayeler, Reels videoları, gönderiler ve öne çıkanlar dışındaki kullanıcı fotoğrafları ve videolarını endekslememelerini talep ediyor. Ancak, belirli kriterleri (hesap sahibinin 18 yaşından büyük olması gibi) karşılayan herkese açık Reels videoları ve 1 Ocak 2020 sonrası yüklenen gönderilerin arama motorları tarafından endekslenmesine izin veriliyor.
Instagram tarafından yapılan açıklamaya göre, bu özellik dünya genelinde aşamalı olarak kullanıma sunuluyor. Ancak, çoğu bölge için bu durum zaten uzun süredir standart bir uygulama. Bu endeksleme, içerik oluşturuculara ve işletmelere daha fazla görünürlük sağlamayı hedefliyor. Dolayısıyla, kendi Instagram akışınızda bu bildirimi özellikle görmediyseniz, aslında yeni bir durum söz konusu değil. Eğer bu bildirimi aldıysanız, evet, sizin için bu yeni bir gelişme ve Google artık herkese açık gönderilerinizi endeksleyecek. Ancak çoğu bölge için, herkese açık tüm gönderileriniz zaten uzun süredir endekslenebilirdi. Bu durumun, bu konudaki kafa karışıklığını gidermesi umuluyor.

Instagram Deneme Reels Videoları Artık Daha Fazla İçerik Oluşturucuya Açık
Instagram, içerik oluşturucuların Reels videolarının daha geniş bir kitlede nasıl yankı bulacağını test etmelerine olanak tanıyan “Deneme Reels Videoları” (Trial Reels) özelliğinin erişimini genişletti. Geçen Aralık ayında ilk kez kullanıma sunulan bu özellik, artık en az 1.000 takipçisi olan ve herkese açık bir hesaba sahip tüm içerik oluşturucular için kullanılabilir durumda.
Deneme Reels videoları, içeriği takipçisi olmayan belirli kullanıcılara göstererek videonun potansiyel performansı hakkında erken içgörüler sunar. Bu videolar, takipçilerinizin ana akışında veya Reels sekmesinde görünmez, böylece arkadaşlarınızın veya ailenizin verileri çarpıtmasını engeller ve içeriğinizi daha geniş bir kitleye ulaştırarak önyargısız bir değerlendirme sağlar. Bu durum, bazı içerik oluşturucular tarafından mevcut içeriklerinden daha fazla değer elde etmek için eski Reels videolarını yeniden yayınlama gibi bir büyüme stratejisi olarak da kullanılıyor. Instagram’ın bu duruma karşı bir problemi olmadığı belirtiliyor.
Deneme Reels videolarını oluşturmak için, Reels oluşturma ekranında, detay ekranının üst kısmındaki geçiş düğmesini kullanarak “Deneme” seçeneğini etkinleştirebilirsiniz. Deneme videosunu paylaştıktan sonra, taslaklarınızla birlikte profilinizde görünecektir; ancak bu videonun bir deneme olduğunu sadece siz görebilirsiniz. Başka hiç kimse videonuzu profilinizde görmeyecek veya takipçileriniz akışlarında ya da Reels sekmelerinde bu deneme videosunu görmeyecek, ta ki siz onu herkesle paylaşmaya karar verene kadar. Bu özellik, içerik oluşturucuların içeriklerini ana kitleleriyle paylaşmadan önce test etmeleri ve optimize etmeleri için değerli bir araç sunuyor.

Google, AI Creation Suite’e Hareketsiz Görüntü Animasyonu Özelliğini Ekledi
Google, yapay zeka oluşturma aracı Flow’a, hareketsiz görüntüleri canlandırma ve onlara konuşma yeteneği ekleyen yeni bir özellik başlattı. Bu özellik, kullanıcıların kendi görsellerini (örneğin evcil hayvanlarının fotoğraflarını) bir video klibin başlangıç karesi olarak kullanmalarına ve Veo 3 modelini kullanarak bu kliplere konuşma, ses efektleri ve arka plan gürültüsü eklemelerine olanak tanıyor.
Bu yeni işlevsellik, tıpkı Google’ın Veo AI video oluşturma aracı ile oluşturulan “AI koca ayak videoları” veya “Stormtrooper’ın bir günü” gibi çeşitli yeni içerik trendlerini sosyal uygulamalarda tetikleyebilir. Google, Flow’daki bu animasyon yeteneğinin markalar için ürün çekimlerine daha fazla kişilik katmak veya yeni içerik konseptlerini yapay zeka aracılığıyla marka hedefleriyle birleştirmek gibi ilginç deneyimlere yol açabileceğini belirtiyor.
Ancak, bu tür AI araçlarının kullanımıyla birlikte, özellikle ırkçı veya ayrımcı temaları içeren “saldırgan içerik” oluşturma potansiyeli de vurgulanıyor. Google, bu yeni özelliğin de benzer kötüye kullanımlara yol açabileceği konusunda endişeler taşıyor. Yeni yapay zeka görüntü animasyon özelliği, Flow’un en son sürümünde mevcut ve “Çerçevelerden Videoya” (Frames to Video) özelliği kullanılarak aktif hale getiriliyor.
YouTube, Kullanıcıları Daha Uzun Süre İzlemeye Teşvik Etmek İçin Trend İçerik Görüntülemelerini Güncelliyor
YouTube, platform içindeki keşif öğelerinde önemli bir değişikliğe giderek, “Trendler” (Trending) ve “Şimdi Trend Olanlar” (Trending Now) listelerini kaldırıyor. Bu listelerin yerini, artık kategoriye özel grafikler içeren bir dizi yeni sayfa alacak. Bu güncelleme, kullanıcıların değişen içerik tüketim alışkanlıklarına uyum sağlamayı ve daha odaklı, niş konulara yönelik etkileşimi teşvik etmeyi amaçlıyor.
YouTube, 2015’te “Trendler” sayfasını ilk başlattığında “ne trend oluyor?” sorusunun cevabının daha basit, tek bir viral videolar listesi olduğunu belirtiyor. Ancak günümüzde trendlerin daha çok mikro trendlerden ve farklı hayran kitlelerinin oluşturduğu içeriklerden oluştuğunu, izleyicilerin trendleri artık öneriler, arama sonuçları, Shorts, yorumlar ve topluluklar gibi farklı yerlerde keşfettiğini ifade ediyor. Bu değişimler nedeniyle “Trendler” sayfasına yapılan ziyaretlerin, özellikle son beş yılda önemli ölçüde azaldığı gözlemlendi.
Bu doğrultuda YouTube, daha geniş bir kategori yelpazesine odaklanmak için “Grafikler” (Charts) sayfasına geçiş yapıyor. Artık kullanıcılar, “Trend Müzik Videoları”, “Haftalık En İyi Podcast Programları” ve “Trend Film Fragmanları” gibi belirli kategorilerdeki en popüler içerikleri bu sayfa üzerinden bulabilecekler. Gelecekte daha fazla içerik kategorisinin bu grafiklere ekleneceği de belirtiliyor. Oyun Keşfet sayfası (Gaming Explore page) ise trend olan oyun videoları için ana hedef olmaya devam edecek.
YouTube, bu değişikliğin, kullanıcıları uygulamada daha uzun süre tutmayı hedefleyen kişiselleştirilmiş önerilerle daha uyumlu olduğunu vurguluyor. Algoritmik önerilerin, kullanıcıları uygulamanın başka bir bölümüne yönlendirmek yerine akışta kalmalarını sağlamada daha etkili olduğu düşünülüyor. YouTube, kullanıcıların ilgi alanlarına göre daha geniş bir yelpazede alakalı popüler içerik gösterebileceklerini ve bunun izleyicilerin yeni videoları bulma şekline daha doğal geldiğini belirtiyor. Kullanıcılar yine de “Keşfet” menüsü, içerik oluşturucu kanalları ve abonelik akışları üzerinden kişiselleştirilmemiş içeriğe göz atabilecekler.


